Reklam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hazırlık Aşamasındaki Film Projeleri....



             Hazırlık Aşamasındakiler...


THE EXPENDABLES 3 

             " The Expendables 2 / Cehennem Melekleri 2 " daha vizyondayken seriye 3. filmin geleceği ilan edilmişti. Zira ortada 575 bin dolar hasılat elde etmiş, karlı bir seri vardı. Elbette bu başarıda aksiyon filmlerinin efsane yıldızlarının payı büyüktü. İkinci film Jason Statham ,Jet Li , Bruce Willims , Dolph Lundgren ve Arnold Schwarzenegger'in yanına Chuck Norrıs ve Jean-Claude Van Damme'in da katkısıyla, ilkine göre daha zengin bir kadroyla geldi ekrana.  " The Expendables 3 " kadrosunda  Clint Eastwood, Harrison Ford, Wesley Snipes ve Nicolas Cage ile görüşmeler halen sürüyor. Yönetmen ise sonunda netleşti. Sylvester Stallone'nun da onayıyla Avustralyalı Patrick Hughes, 2014'te vizyona girmesi planlanan filmin yönetmen koltuğuna oturacak.

FURY   



          "Training Day/ İlk Gün " ün başarılı senaristi David Ayer, ister yazsın ya da sadece yönetsin, beyazperdede, sokakta geçen suç öykülerini tercih ediyor. Yeni projesinde ise bu geleneği yıkacağa benziyor. Zira " Fury "de, 2. Dünya Savaşı döneminde geçen, askeri bir macera anlatacak. Film, Nisan 1945'te Naziler'in kalbine ölümcül bir saldırı düzenlemekle görevlendirilmiş bir grup askerin kahramanlık öyküsünü konu alıyor. Grubun liderini Brad Pitt canlandıracak. Şu sıralar Shia LaBeouf'un da kadroya katıldığı söyleniyor. Çekimlerine bu sonbaharda başlanacak film, 2014 sonunda vizyona girecek.


THE WOLF PACK 

       

         18 Ekim 2013'te tüm dünyada vizyona girecek " The Wolf Pack " için geri sayım başladı. Teknik ekip ve başrol oyuncularının heniz açıklanmadığı filmde, dolunay zamanı 3 farklı kıtada geçen 3 farklı hikayeyi anlatacak. Çekimler İngiltere, Rusya ve Türkiye'de yapılacak . İstanbul-Karaköy'de gerçekleşecek çekimler için yardımcı oyuncular aranıyor.Başvurular 15 Mayıs'tan itibaren www.thewolfpackmovie.com adresinden yapılabilir.

MISS JULIE 



                 Ingmar Bergman'ın kadim oyuncusu Liv Ullmann, 75 yaşında yeniden yönetmen koltuğuna oturdu.
Hemde zamanınca bolca tartışılmış bir oyunun uyarlaması ile.  İsveçli yazar August Strindberg'in 1888 tarihli ve aynı adlı oyunundan uyarlanan " Mıss Julıe " nin başrollerini Jessica Chastain , Colin Farrell ve Samantha Morton paylaşıyor. 19. yüzyılın sonlarında geçen hikaye, aristokrat aileye mensup bir kızın , babasının uşağı ile yaşadığı , ait olduğu topluluğa ters ama tutku dolu ilişkiyi anlatıyor. Film önümüzdeki sene vizyona girecek.



BU BİLGİLER SİNEMA DERGİSİNİN MAYIS AYI EKİNDEN ALINMIŞTIR....

DOCUMENTARIST 2013 BAŞLIYOR...

DOCUMENTARIST  2013 İSTANBUL BELGESEL GÜNLERİ BAŞLIYOR...

   .Türkiye'de son dönemde yapılan belgesellerde niceliksel bir patlama yaşandığını bir kez daha gördük: Başvuru süresi 12 Nisan'da sona eren DOCUMENTARIST'e 112 belgesel başvurdu! Uluslararası programı davet usulüyle oluşturulan DOCUMENTARIST'in Türkiye belgesellerine ayrılan bölümü geçen yıldan itibaren başvurulara açılmış ve festivale yaklaşık 70 film başvurmuştu.

Bize ulaşan 112 film festival ekibinden oluşan geniş bir seçici kurul tarafından izlenerek değerlendirilecek, festival programı ise Mayıs ortasında açıklanacak. Türkiye programına seçilen 1. veya 2. filmler ayrıca JvdK Yeni Yetenek Ödülü'ne aday olacak. Bir çok uluslararası konuğun katılımıyla 1 - 6 Haziran 2013 tarihlerinde 6. kez gerçekleşecek olan DOCUMENTARIST İstanbul Belgesel Günleri, dünyadan önemli filmleri seyirciyle buluşturmanın yanı sıra, Türkiye’deki belgeselciler için bir platform olma işlevini bu yıl da sürdürecek.


http://www.documentarist.org/2012/fest/home.html  detaylı bilgiyi buradan alabilirsiniz!!!!

REKLAMLAR İLE HAYAT 2....


Bugünkü yazımda yine reklamları yorumlamaya devam edeceğim. Ama güzel, dikkat çeken reklamlar değilde, iticilikleri ile hafızamıza kazınmış reklamlara yer vereceğim. Bazı reklamlar var ki insanı televizyondan soğutuyor. 35 saniyelik bile olsa izlememek için savaşıyoruz. Tanıtımını yaptığı markadan iğrendiriyor. Mesela reklamlarından dolayı çok sevdiğim bir kaç markanın ürünlerini bıraktım. Bir tanesini açıkça söyleyeyim; tutku bisküvi... 



İşte en itici reklam! Eğer bir otorite olsaydım. Reklam dalında ödüller dağıtırdım. En kötü reklam ödülünü eti tutkuya bizzat ellerimle vermek isterdim.


Bu reklamı itici olduğu için değil kırıcı olduğu için eleştireceğim. Reklam belki her yönden güzel. Görüntüsü, sesi , kastı hepsi profesyonel . Ama reklamda söylenen " Hayattan rengi alın geriye ne kalır ki ?" cümlesi görme engelli vatandaşlarda nasıl bir etki yaratacağı düşünülmemiş. Kendinizi görme engellilerin yerine koyarsak bu söz ağırlığını hissedebiliriz.


Artık pınar sucuk diye bir şey yok hayatımda. Çünkü başta reklamın senaryosu kötü... İlla ki baba! ne alaka.. O çocukla baba neden birbirine hiç benzemiyor? Neden her ramazan ayı bu iğrenç reklam üst üste veriliyor? Kadir Çöpdemir bu reklamda berbat oynamış. İştahlı görünmeye çalışırken nasıl kendini zorladığını hissedebiliyorum. 


Bu reklamda ilk aklıma takılan soru mondi mobilya ile bu reklam senaryosunun alakası nedir? İkinci soru ise, mondi mobilya ile Nihat Doğan'ın alakası ne? Hani bazı reklamlarda ironiklikten yararlanılmaya çalışılmıştır. Çokta güzel olmuştur ama Nihat Doğan zaten toplumda itici gelen bir şahsiyet. Bu mobilyanın kalitesinden şüphe duyarım açıkçası !


Bu reklamın itici olduğuna ben değil sosyal medyada yaptığım araştırma ile karar verdim. Şikayet edilen nokta Ferhat Göçer'in sesi. Ben sesini beğenirim ama bu reklamda aşırı bağırıyor. Şarkı söylemiyor bağırıyor. Genelde yorumların çoğu memleketten soğudum şeklindeydi. 


Bu reklamdan iğreniyorum açıkçası. Akılda kalacak diye akıllara zarar olmuş.Ya tamam reklamın amacıdır akılda kalmak ama aklımızı almayın. Güzel karadeniz insanının ne suçu var ki!

   
Ya bu bal reklamlarına ne demeli? Bir sürü skeç çekildi üzerine ki en güzelini Beyazıt Öztürk çekti. Ya bir de hiç izlenmeyen kanallarda gün boyu dönüyor. Bu reklamdaki balların sahte olduğu ortaya çıkmış , reklamlar yasaklanmıştı ve bu olay haberlere bomba gibi düşmüştü. Bu reklamda itici olan o kadar iyi ise balın neden bu kadar ucuza satıyorsun. Birde sokak röportajdaki insanlar aşırı zorlama oynamış besbelli ....


             Yorum yok. Hayır ciddi olamazsınız!

Reklamlar İle Hayat 1....


Bugünkü yazımda reklamlara yer ayırmak istiyorum. Ama en zekice çekilmiş reklamlar. Bence şimdi paylaşacağım reklamlar çok sevilen reklamlar.Bazen o kadar güzel oluyorlar ki insanın hüngür hüngür ağlayası geliyor. Bazıları ise içimizi sıcacık ısıtıyor, geçmişi hatırlatıyor özletiyor. Kar amacı olsa da bu reklamlar iyi ki hayatımızda var. Bazı reklamlar bizi çok düşündürüyor. Bazıları da itici oldukları için akıllarda yer ediniyor. Gelin bunları örnekler ile ayrıntılı bir şekilde inceleyelim...:)

Öncelikle Turkcell reklamları çok ayrı bir tat. Farkındaysanız kültürümüzden, dokumuzdan ve gerçeklerimizden o kadar net ve güzel oluşturulmuş ki reklam izlemeye doyamıyorum. Ailemizin sıcaklığı, küçük şeylerden mutlu oluşumuz hepsi bu reklamda... Bunu çok iyi bir gözlemci ve sosyolog çekmiş olmalı. Diğer Turkcell reklamları da aynı güzellikte.


Bu reklamı herkes hatırlamıştır. O güzel gözlü çocuklar, en sıcak halleri ile çekilmiş. Bir yandan da şanssızlıkların içimi acıtıyor. Bunu da söylemeden geçemeyeceğim.


Bu reklam ne çok zekice... Reklamı yapanlar iyi bir magazin takipçileri aynı zamanda. Bence bir iletişimci zaten her konuda bilgi sahibi olmalı.Ve o kadar eğlenceli ki reklam ben tekrar tekrar izledim. Bunda Hande Yener fanı olmamın payı da var ama olsun. Bu reklamın başka serileri de devamlı olarak kanallarda dolaştı ama bu reklam kadar ilgi çekici değillerdi.


Beni bugün reklamlar ile ilgili yazmaya iten ise bu reklamdı. Ya bu kadar mı eğlenceli olur bir reklam? Bence bu reklamlar daha çok akılda kalıyor. Daha çok konuşuluyor. Bir süre sonra bu marka tüm dillere pelesenk oluyor. Bugün bu reklamdan bahsettik mesela hep. Bu yorucu hayatta bizi eğlendiren bu reklamlara ihtiyacımız var. Gerçekten Türk çocukları böyledir. Eğlenceli, sevimli maalesef ki tombul . :)



Eti tutku reklamları ise iticiliği ile akıllarda kaldı. Gerçekten sıkıldım bu reklamdan tutkudan soğudum. Hele en son akışıyor, akışmıyor olan beni deli ediyor.Acaba maksat ne bu reklamları çekiyorlar? Merak konusu hala... :D

Reklamlar ile ilgili daha ayrıntılı yazılarım olacak, yani reklamlar ile ilgili yazmaya devam edeceğim . Bölüm bölüm bu birinci bölüm. Artık reklamları farklı yönlerden izleyelim. Görüşmek üzere...

Copyright © 2013 Sinedünya and Blogger Templates - Anime OST.